Konya’nın Denizi; Meram

Konya genel olarak kurak bir iklime sahip. Hangi ulaşım aracıyla geliyor olursanız olun o sapsarı bozkırları, geniş arazileri mutlaka göreceksiniz. Denizi olmadığını da biliyoruz, ee o zaman nasıl bu kurak havanın etkisinden çıkıp da biraz nefes alabilecek Konya halkı diye soruyoruz kendi kendimize. Bu sorunun cevabı kesinlikle Meram olmalı.

Şehir merkezindeki kalabalığın aksine Meram’a doğru giderken sakinleşen sokaklar, alçalan binalar göreceksiniz. Gücü yetenlerin genelde Meram’da bir evleri var ve yazı orda geçirmeyi tercih ediyorlar. Yemyeşil doğası, temiz havasıyla çok da eski bir tarihe sahip aslında Meram. Tarihinin Hititlere dayandığını duyunca ben çok şaşırmıştım açıkçası.

Tavus Baba Türbesi ve Meram Bağları

Kültür Park otobüs duraklarından 2 veya 4 numaralı Meram belediye otobüsleriyle ve dolmuşlarla Meram Bağları denilen, Tavus Baba Türbesi’nin de bulunduğu piknik ve mesire alanına ulaşabilirsiniz. Nehir demeye dilimin varmadığı çayın sahip olduğu hoş görünümlü köprüsünden yürüyebilir, kenarında satılan kuruyemişlerden alıp ormanlık alana doğru çıkabilirsiniz. Aynı zamanda yunus deniz bisikletleriyle çayda tur atabilirsiniz. Kişi başı 3,5 TL gibi bir ücreti var.

Tavus Baba Türbesi’ne ulaşabilmeniz için çıkmanız gereken merdivenlerin yanında onlarca hediyelik eşya dükkanı göreceksiniz. Konya’ya özgü hediyelik eşyalardan, özellikle Mevlana içerikli olanlardan mutlaka almanızı öneririz. Gerçekten çok güzel şeyler bulabileceğinizi göreceksiniz.

Yemek yemek isterseniz, çayın iki tarafında bulunan restorantlardan ve kafelerden sac böreği, etliekmek yiyebilir, çayınızı içebilirsiniz. Biz vardığımızda çok acıkmıştık, otobüsten indiğimiz yerde Nevizade Restaurant’ta sandviç yedik, bunun için 9 TL ödedik, fiyatlar normal kafelerle aynı nerdeyse ama tercihinizi sac böreğinden yana  kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Biz aynı gün sac böreği yediğimiz için yeniden yemek istemedik ☺

Tavus Baba Türbesi’ne çıkarken önce Tavus Baba Camii ve Hasbey Mescidi çıkacak karşınıza. Tavus Baba Mescidi’ne bitişik olarak inşa edilmiştir. Camii’nin tamamen yeşil bir alana bakan balkonunda nefes alabildiğimi hissettim. Beton binalar arasında geçmekte olan bir ömür beni yeniden üzse de, hala böyle yerlerin varlığını biliyor olmak içimi biraz olsun rahatlattı.

Tavus Baba Türbesi’nin gizemli bir hikayesi var. Bu türbede bulunan kişi halk dilinde Tavus Baba olarak adlandırılırken, daha eski yazıtlarda Tavus Hatun olarak geçmektedir. Kadın veya erkek olduğu konusunda da kesin bir yargı bulunamamış olan bu zat, Mevlana zamanı Konyasından gelen hikayelerle insanlarda merak uyandırmayı başarıyor.

Bu hikayelerden birisi şöyledir: Mevlana zamanlarında Konya’da, Meram Bağları’nda ney üfleyerek insanları kendisine hayran bırakan bir zat olduğu söylenmektedir. Ney üfleyeceği zaman Hz. Mevlana’nın da Meram eteklerine kadar gelip onu dinlediği, tüm vadiye yayılan muhteşem sesten çok hoşnut kaldığı bilinir. Bir gün beklediği ses gelmeyince yanındakileri şu an Tavus Baba Türbesi’nin bulunduğu tepeye bakması için gönderir. Kulübede bir yığın tavus kuşu tüyünden başka bir şey görülmez. Hz. Mevlana’nın isteği üzerine o tüyler o kulübeye gömülür. O günden sonra Tavus Baba Türbesi ziyaretçilerin uğrak mekanı olmuştur.

Türbenin hemen bitişiğinde bulunan çeşmeden akan sudan da içmeden ayrılmayın. Hava sıcaklığının aksine buz gibi olan suyun tadı kesinlikle muhteşem! Ya da biz çok susamıştık bize çok güzel geldi ☺

Daha sonra yukarıya tırmanmaya devam ederek Aydın Çavuş Dinlenme Tesisleri’ne mutlaka uğrayın. Seyir Terası’ndan Konya’nın manzarasını seyredebileceğiniz bu yerde, biz dondurma yiyerek Konya’nın yemyeşil solunu, yüksek binalarla donatılmış sağını izledik. Aradaki farkı gördüğünüzde bize hak vereceğinizi düşünüyoruz. Tabii ki bunun bir sebebi olacağını düşünerek biraz araştırdık ve Aydın Çavuş hakkında bilgi sahibi olduk.

Aydın Çavuş Kosova’da doğmuş, Ziraatçi bir ailenin çocuğu. Avusturya’da Ziraat Okulu okurken Osmanlı Devleti Bosna-Hersek üzerinde etkisini kaybedince, Sırplar tarafından katliamlara maruz kalan Bosnalılar arasında Aydın Çavuş’un abisi de vardır. Bunun üzerine okulunu yarıda bırakır ve mücadelelere katılır. Mücadeleler bittikten sonra Bosna Hersek’teki mallarını satar ve Türkiye’ye gelir. Başlarda İstanbul’a yerleşmesi önerilen Aydın Çavuş, Konya’ya geldiğinde zamanın belediye başkanından bir teklif alır, başta kabul etmediği teklifi daha sonra kabul eder ve Park Bahçelerden Sorumlu olur. 44 yıl boyunca 1 gün bile izin kullanmadan Meram’ı yeşillendirmek için gönüllü olan Aydın Çavuş, “Bu Selçuklu Payitahtı’na ne yapılsa azdır.” Sözüyle hayatını Konya’nın yeşil olabilmesi ve kalabilmesi için harcamıştır. İlk çocuğunun adı da “Selçuk” tur.

Meram geziniz biterken otobüsten indiğiniz yere yürüyerek aynı yerden otobüsle merkeze dönebilirsiniz. Gitmeden önce “Sosyete Sokağı”nı gezmeyi ve içerisinde portakal suyu satan amcadan sadece 1.50 TL karşılığında harika bir portakal suyu içmeyi ihmal etmeyin! Bizim en sevdiğimiz kısımlardan biri olmuş olabilir. Fiyatı konusunda biraz tereddüt yaşamış olsak da kesinlikle beklediğimizden çok daha iyi olduğunu söylemeliyiz.

Gülbin Demir

Yurt dışına çıkmanın zor olmadığını iddia eden, 27 ülke gezmiş, binlerce insanla tanışmış, birbirinden farklı onlarca kültürü kıyaslayabilme imkanı bulmuş, öğrendiği her bilgiyi herkesle paylaşmayı seven bir mühendis.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir