Avrupa’nın En Batı Noktası ” Cabo da Roca “

Gezilerim boyunca en favori noktalarımdan birisi olan, Portekiz’in Lizbon şehrinde, Sintra Bölgesinde yer alan Cabo da Roca yani Cabo Burnu’nu anlatacağım şimdi.

Portekiz en sevdiğim, en güzel vakit geçirdiğim ülkelerden biri oldu her zaman şüphesiz. Hayat kaygılarımın en az olduğu, henüz iş hayatına alışmaya başlamamamış olmama bağlıyorum ben bunu. Ama konuştuğum herkesten anladığım kadarıyla sadece benimle alakalı değil de Portekiz ‘in ne kadar güzel bir ülke olduğuyla da alakalı olduğunu anlıyorum!


2019 hedeflerim içinde yazmayı unutmuş olsam da, mutlaka 2019’da ziyaret edeceğim Portekiz’i.

Nazare’yi ve Porto’yu.

2019 – Yeni Yıl Hedeflerim

Cabo da Roca

Cabo da Roca insanlar henüz Amerika’nın varlığından haberdar değilken, dünyanın son kara parçası olduğuna inanılan yer. Keşifler ordan başlanarak yapılmış, belki günlerce aylarca süren deniz yolculuklarının sonu gelmeyeceği anlaşılınca, buradan itibaren dünya kara topraklarının sona erdiğini düşünmüşler, o noktadan itibaren denizlerin başladığına inanmışlar ve büyük büyük yapılmış olan haç işaretinin üzerine şu yazıyı yazmışlar;

“Aqui onde a terra se acaba e o mar começa…”

“Toprağın bittiği, denizin başladığı yer…” 

 

Nasıl Gidilir?

Portekiz’e yolun düşerse mutlaka görmen gereken bir yer. Ben araçla ulaşım sağlamıştım, toplu ulaşımla ilgili çok ayrıntılı bilgi veremeyecek olsam da Sintra Kasabası’na gidebileceğin trenler, ordan da Cabo da Roca ‘ya ulaşım sağlayabileceğin otobüsler mevcut.

Sintra’dan geçerken o güzel evleri, muhteşem ambiyansı farketmemek mümkün değil. Yeşiller içinde bir kasaba, masal diyarlarındaki gibi yollar, neşeli insanlar, bütün görkemiyle Pena Palas…

 

Cabo da Roca’ya ulaşana kadar geçtiğimiz yolların hepsi bu kadar sevimli değildi tabii.

Tepede bir nokta olmasının verdiği, ulaşım zorluklarını baya baya hissettim. Zaten yüksekten korkan biri olarak, her 10 saniyede bir “Daha da mı çıkacağız?” diye sormaktan kendimi alamadım.

Dolambaçlı, bir o kadar da korkunç yollardan araçla tırmanarak sonunda Cabo da Roca ‘ya ulaştık.

Beni Uçuyormuşum Gibi Çeksenize Ya!

Eveeettt! Toprağın bittiği, denizin başladığı yere ayak bastığım anda -pardon basmakta zorlandığım- neredeyse yerimde durmama imkan vermeyen sertlikte bir rüzgar karşıladı! Ciddi anlamda söylüyorum, deli gibi bir rüzgar, ben hayatımda öyle bir rüzgar görmedim. Zaten göreceksiniz, Portekiz’in bütün kıyıları eser ve bütün okyanus boyunca dalgalıdır. Bir de yüksek bir tepe olmasının verdiği etkiyle Cabo da Roca denince aklıma gelen ilk şeylerden biri o rüzgardır.


Karşımda okyanus, okyanusun diğer tarafında Amerika ve saçlarımı rüzgara kaptırmamaya çalışan ben. Bir yandan bulunduğumuz yerle ilgili anlatılan hikayeleri dinliyorum, bir yandan da okyanusun en uzak noktasına bakarak buranın Avrupa’nın bittiği nokta olarak düşünüldüğü tarihleri hayal ediyordum. O kadar etkilendim ki, Portekizliler yıllarca yaptığı seferleri gururla anlatıyorlardı.

Arka tarafta ise birkaç kez yenilendiği anlatılan deniz feneri, korkulu hikayelere arka plan sağlıyordu sanki.

 

Fotoğraf çekinmeye çalışırken bir taşla neden fotoğraf çekinelim ki diye düşündüğümüzü hatırlıyorum 🙂

Sıradan bir fotoğrafım olmasını istemediğim ve rüzgardan fazlasıyla etkilendiğim için, “beni uçuyormuşum gibi çeker misiniz” dedim arkadaşlarıma 🙂 Ve onlar da çektiler..

Cabo da Roca da düşününce en mutlu olduğum Portekiz anılarımın içerisine dahil oldu.


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir