Konya Geleneği olan Şivlilik Nedir? Şivlilik Fener Alayı Ne Zaman?

Konyamızın en güzel geleneklerinden biri olan Şivlilik hakkında konuşalım biraz 🙂

Konya’ya taşındığımızdan beri istisnasız en sevdiğim günlerden biridir Şivlilik. Diğer şehirlerdeki arkadaşlarıma hep övünerek anlattığım, şivlilik gelmeden önce heyecandan uyuyamadığım mükemmel bir etkinlik.

Şivlilik Ne Zaman Gerçekleşir?

Regaib Kandili olarak bildiğimiz, 3 ayların başlangıcında, Perşembe günüdür şivliliğimiz. Önceki geceden giyilecek kıyafetler, şeker toplanacak poşetler çantalar hazırlanır, sabah erken buluşulacağına dair arkadaşlarla plan yapılır ve heyecanla uyunur.

2019 Şivlilik 07.03.2019 tarihinde gerçekleşti bu sene.


Fener Alayı Nedir?

Fener Alayı Şivlilik günü öncesi, çarşamba akşamı yapılır. İlginç bir şekilde benimsediğim ama asla neden olduğunu sorgulamadığım bir başka güzel etkinlik bu da benim için.

Önceden akşamları dışarıya çıkmamızın yasak olduğu çocukluk zamanlarımızda, en çok sevdiğimiz akşamdı şüphesiz. Gecenin karanlığında tekerlekleri yakar (onları fener alayından günler öncesinden hazır ederdik tabii ki) ve üzerinden atlamaya çalışırdık çılgınlar gibi.

Ateşin etrafında dolanırken şarkılar söyler, yaktığımız fenerlerle sokaklarda dolaşırdık. Ya bi de sloganlarımız vardı, erkekler farklı kızlar farklı şeyler söylerdi:

Kızlar: “Fener alayı, kızlar sarayı, erkekler ayı.”

Erkekler: “Fener alayı, erkek sarayı, kızlar enayi.

Erkeklerin güzel değilmiş yine beğenmedim 🙂

Kiminin fenerleri büyük, kiminin küçüktü ama eğlence aynı eğlenceydi. Mumlarımız sönünce koşa koşa eve gider yeniden yaktırırdık. Kimin fenerleri ellerinde alev alırdı (korkunç geldi yazarken ama gülerdik baya baya).

Ateşimiz söndüğünde ve gece geç olmaya başladığında da oturur bütün arkadaşlarımızla, karanlıkta dışarıda olmanın verdiği mutlulukla konuşurduk, hikayeler anlatırdık.

Ve annelerimizin de dışarıda olduğunu bilip farklı bir mutluluk duyardık. Çünkü fener alayı, annelerimizin dışarı çıkılmasında sakınca görmediği ve hatta kendileri de bizimle birlikte çıktığı tek geceydi belki de. Bir sonraki gün ne kadar yorulacağımızı bilsek de şansımızı sonuna kadar kullanıp, eğlenebildiğimiz kadar eğlenirdik.


Şivlilik

Fener alayından bir sonraki günün sabahı Perşembe, sabah erkenden kalkılır. En güzel kıyafetle giyilir ve poşetler çantalar ele alınarak dışarı çıkılır. Mahalledeki yakın arkadaşlarla buluşulur, gidilecek güzergahlar belirlenir ve yola koyulmak için hareket edilir.

Her kapı, her ev tek tek dolaşılarak bazen öğlene kadar, bazen de akşama kadar evlerinde çocuklar için şivlilik olarak aldıkları çikolataları, gofretleri, lolipopları dağıtmak için bekleyen ev sahipleri ziyaret edilir. Ben çocuklar diyorum ama bakmayın siz, çocuğunun elinden tutan abiler, ablalar, anneler görebilirsiniz. Kimse garip karşılamaz bunu ve herkesin şivlilik almaya hakkı vardır mutlaka 🙂

Önce “şivliliiiiikkkkkk” diye bağırılır, ev sahibi geldiğinde kandili kutlanır ve şekerleri alınıp gidilir. Ben küçükken çok fazla gofret verirlerdi, poşete atıldığında parçalandığı için de çok sinirlenirdik, çok net hatırlıyorum. Ama şimdi kardeşlerime bakınca yanlış zamanda çocukluk yaşamışım diyorum 🙂 Çikolatalar, şekerler çok daha çeşitli ve lezzetli!

Kimi ev sahipleri çocukları yormamak için, kapının önüne oturur hem komşularıyla sohbet eder, hem de çocuklara vakit kazandırıp daha fazla şeker toplamalarını sağlar. Vakit kazandırmak diyorum çünkü şivlilik topladıktan sonra arkadaşlarla veya kardeşlerle yapılacak kıyaslamada en çok toplayanın sen olduğunu göstermek için çok toplaman gerekir, bu yüzden gerekirse koşman, gerekirse de “benim aşağıda ablam bekliyor, ona da bi tane alabilir miyim” demen gerekebilir 🙂

Gidilecek yerler bittikten sonra (evden en fazla 2 sokak uzaklaşma hakkınız vardır ve zaten poşetlerinizi öğleye kalmadan doldurursunuz.) eve döner, topladıklarımızı büyük bir sevinçle yere serer annemize neler olduğunu anlatırdık. Hepsini kategorilendirip, ayrı ayrı paketleyip kaldırırdık 🙂

Üniversitedeyken şehir dışından gelen arkadaşlarımıza bunu anlattığımızda, ne kadar şaşırdıklarını ve sevindiklerini dile getirirlerdi. Hatta en güzel anılarımdan biri, Adana’dan gelen yakın arkadaşımla birlikte kardeşimi de alıp şivlilik toplamaya çıkmamızdır. Üniversitedeydik bu sırada evet.

Topladığımız çikolatalar bizi bile ne kadar sevindirmişti, çocukları düşünemiyorum! Arkadaşımın mutluluğu ise, hatırladığımda gülümsememi sağlayan biricik şeylerden.

Anlatırken çocukluğuma yeniden döndüğüm Şivlilik , her sene Konya’da hiç eksilme olmadan devam ediyor. Yıllardır süregelen bu gelenek, artık Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından da destekleniyor ve şehrin belli yerlerinde de etkinlikler düzenleniyor. Kültür Park’ta her sene mutlaka düzenlenmesiyle birlikte, bu sene Ecdad Parkı’nda da farklı etkinliklerle gayet eğlenceli vakit geçirildi.

Bu yazıyı yazarken çok eğlendim, gülümsedim, mutlu oldum. Çocukluğumda böyle bir güne sahip olduğum için şanslı olduğumu hissettim. Hani hep diyorlar ya “ah nerde o eski bayramlar” ve biz hep merak ediyoruz, “ne vardı acaba eski bayramlarda bu kadar özlenecek” diye.

İşte Konya’nın Şivlilik kültürü, aslında o eski bayram tadını yaşattı bize çocukluğumuzda. Ve hala da yaşatıyor çocuklara.

Dersler, teknolojik aletler, sınavlar, büyümek ve yaşamak arasında sıkışan çocuklara belki de en iyi gelecek şeylerden birisi olabilir bu kültür.

Hiç bitmemesi dileğiyle!

Kandilimiz mübarek olsun. Şivliliiiiikkkkkkkk!

 

 


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir